Isi yalitimsiz mekânlarda, olusan nemin hastaliklarla iliskisi bilinmektedir. Nemli ortamlar, mikroorganizmalarin üremesi için uygun kosullari yaratir. Bu da ortamdaki havanin solunum yollari için zararli hale gelmesine yol açar. Nemli ortamlar ve bu ortamlardaki küf olusumu, özellikle küçük çocuklarin astim hastaligina yakalanma riskini büyük ölçüde artirir. Standartlara uygun olarak yapilmis isi yalitimi, tüm bu sorunlarin olusmasini önler.
Arastirmalar, hava kirliliginin yogun yasandigi bölgelerde gögüs hastaliklarina sahip kisi sayisinda belirgin oranda artis yasandigini gösteriyor. Hava kirliligi nedeniyle nefes darligi, astim, bronsit, üst solunum yolu enfeksiyonlari ve zatürree gibi gögüs hastaliklarina yakalanma orani dogrudan artmaktadir. Hava kirliliginin saglik açisindan en önemli etkisi ise, uzun dönemde görülüyor. Uzmanlar, akciger kanserinin hazirlayici etkenleri arasinda ilk sirayi hava kirliligine veriyor. Ayrica, hava kirliliginin kalp ve damar hastaliklari, mide ve bagirsak rahatsizliklarina yol açtigi, böbrek ve beyni olumsuz etkiledigi de uzmanlar tarafindan sikça vurgulaniyor.
Bunun disinda hava kirliligi insanlarin psikolojik olarak olumsuz etkilenmesine de yol açiyor. Hava kirliliginin iç sikintisi olarak kendini gösteren etkilerinin yani sira diger psikolojik rahatsizliklari tetikledigi de biliniyor. Isı yalıtımı uygulamalari ile isitma ve sogutma amaçli kullanilan enerji miktari daha az olacagindan, hava kirliligi de azalacaktir.


